4. Sınıf Sosyal Bilgiler Cumhuriyete Nasıl Kavuştuk Konu Anlatımı ve Ders Notu

OSMANLI DEVLETİNİN SON ZAMANLARI

 

 Osmanlı Devleti son zamanlarına doğru zayıflamaya, eski gücünü kaybetmeye başlamıştı.

 Osmanlı Devletinin zayıflamasının başlıca sebepleri şunlardı:

1-      Dünyada meydana gelen teknolojik değişiklikleri iyi takip etmemesi.

2-      Ekonomisinin zayıflaması.

3-      Osmanlı topraklarında yaşayan yabancıların bağımsızlık istemeye başlamaları.

Buna karşılık Avrupa’daki birçok ülkeler Osmanlı Devletinin tersine askeri ve ekonomik alanlarda geliştiler ve güçlendiler. Avrupalı ülkeler bir zamanlar her alanda güçlü olan Osmanlı Devletine

‘’ HASTA ADAM ‘’ demeye başlamışlardı.

Bu devletlerin artık tek bir amaçları vardı. Oda Osmanlı Devletinin topraklarını ele geçirmekti.

Bunu yapabilmek içinde her şeyi göze almışlardı. İlk harekete geçen İtalyanlardı.

İtalyanlar Trablusgarp’a asker çıkararak işgal etmeye başladılar.

 

                                                     TRABLUSGARP SAVAŞI

 İtalya 1911’de Osmanlı Devletine savaş açarak Osmanlı Devletinin sınırları içinde kalan Trablusgarp’ı işgal etti. Mustafa Kemal bu savaşa katıldı.

Mustafa Kemal ve Türk askerleri İtalyanlılara karşı başarıyla savaşmışlardır. Fakat Balkan Savaşı çıkması üzerine Osmanlı Devleti İtalya ile barış yapmak zorunda kaldı.

Osmanlı Devleti ile İtalya Devleti arasında UŞİ ANTLAŞMASI imzalandı. Bu antlaşmaya göre

Osmanlı Devleti Trablusgarp’ı İtalyan Devletine bırakmak zorunda kaldı. Trablusgarp savaşı

ile Osmanlı Devleti toprak kaybetmeye başladı.

 

                                                        BALKAN SAVAŞI

   Osmanlı Devleti bir zamanlar savaşarak yendiği devletler Osmanlı Devletinin egemenliği

   altında yaşıyorlardı. Fakat artık bu devletler bağımsızlıklarını yani Osmanlı Devletinden

   ayrılıp kendi devletlerini kurmak istiyorlardı.

   Amaçlarına ulaşabilmek içinde Osmanlı Devletine savaş açtılar. 

   Osmanlı Devleti, Balkan Savaşında 4 ülkeye karşı savaşmak zorunda kaldı.

    Bunlar:

    1-) Bulgaristan Krallığı

          2-) Sırbistan Krallığı

          3-) Yunanistan Krallığı

          4-) Karadağ Krallığı

Osmanlı Devleti Balkan Savaşında yenildi ve barış istemek zorunda kaldı. Barış karşılığında

balkanlardaki toprakları savaştığı ülkelere bırakmak zorunda kaldı.

Osmanlı Devleti, Trablusgarp ve Balkan Savaşları sonunda birçok toprağını kaybetti.  

 

             1.DÜNYA SAVAŞI ( 1914 – 1918 )

 

Avrupa’daki ülkeler kendi aralarında birçok konuda anlaşmazlığa düştüler. Bu aralarındaki

anlaşmazlık sonucunda I. Dünya savaşı çıktı.

Osmanlı Devleti ilk önceleri bu savaşa katılmak istemedi. Fakat sonradan belki Trablusgarp ve

Balkan Savaşında kaybettiği toprakları geri alabilirim ümidiyle 1.Dünya savaşına Almanya’nın

yanında girdi.

Çanakkale Savaşı, Osmanlı Devletinin 1.Dünya Savaşı içinde yaptığı bir savaştır.

   

          1.DÜNYA SAVAŞININ SONUÇLARI

 

1.Dünya Savaşı 1914 yılında başladı ve 1918 yılında sona erdi. Almanya savaşı kaybedince teslim

olmak zorunda kaldı. Almanyanın teslim olması sonucunda Osmanlı Devleti tek başına kaldı.

Savaşı sürdüremeyeceğini anlayınca barış istemek zorunda kaldı.

Osmanlı Devleti çok ağır şartlar içeren MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASINI imzalamak zorunda kaldı.

 

                                   MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI ( 30 EKİM 1918 )

     Almanya’nın teslim olması sonucunda yalnız kalan Osmanlı Devleti savaştığı ülkelerle barış

     istemek zorunda kaldı. Osmanlı Devleti çok ağır şartlar içeren MONDROS ATEŞKES

     ANTLAŞMASINI imzalamak zorunda kaldı.

     Bu antlaşma savaşı kazanan devletlerin Osmanlı Devleti parçalamak ve işgal etme niyetlerini

     açıkça gösteriyordu.

     Mondros Ateşkes Antlaşmasının maddeleri:

1-) Çanakkale ve İstanbul Boğazının kontrolü savaşı kazanan devletlere verilecek.

2-) Osmanlı Devleti askerleri derhal terhis edilecek.

3-) Omsalı Devletinin ordusuna ait bütün silahlar savaşı kazanan devletlere teslim edilecek.

4-) Limanlar, postane ve telgraf merkezlerinin kontrolü savaşı kazanan devletlere verilecek.

5-) Osmanlı Devletinin elinde bulunan savaş esirleri derhal serbest bırakılacak.

6-) Savaşı kazanan devletler Osmanlı Devletinin her türlü yer üstü ve yeraltı kaynaklarını

istedikleri gibi kullanabilecekler.( Kömür, Petrol )

7-) Savaşı kazanan devletler güvenliklerini tehdit eden bir durum ortaya çıktığı anda

      istedikleri yerleri işgal edebileceklerdi.

 

 Antlaşmanın en ağır maddesi 7. maddeydi. Bu madde açıkça savaşı kazanan devletlerin

 Osmanlı Devletinin topraklarını parçalamaya niyetli olduklarını gösteriyordu.

 

       Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanır imzalanmaz savaşı kazanan devletler

       Osmanlı Devletinin topraklarını işgal etmeye başladılar. 

 

    

KURTULUŞ SAVAŞINA DOĞRU

   Mustafa Kemal yurdun işgal edilmesine üzülüyor ve bu durumu kabullenemiyordu.

   Bu durumdan kurtulabilmek için çareler aramaya başladı. Fakat İstanbul işgal edildiği

   için burada rahat çalışamıyordu. Tek bir çare vardı. O da İstanbul’dan ayrılarak rahat bir

   şekilde çalışabileceği Anadolu’ya gitmekti.

 

 

                                                          SAMSUNA ÇIKIŞ

 

   Mustafa Kemal kurtuluş çareleri aramak, rahat bir şekilde çalışabilmek için Samsun’a

   gitmeye karar verdi. İstanbul’dan Bandırma vapuruyla ayrılarak Samsun’a yola çıktı.

   Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsuna vardı.

   19 Mayıs 1919 Kurtuluş Savaşının başlangıç tarihi olarak kabul edilir.

   Samsun’a varır varmaz çalışmalarına başladı. İlk olarak Türk halkına vatanın ne durumda

   olduğu ve kurtuluş yolunun ne olduğu açıklanması gerekiyordu. Bunu yapabilmek için

   Türk Halkı ile toplantıların yapılması gerekiyordu. Toplantıları başlatmak için ilk önce

   Amasya’ya gitti.

 

 

AMASYA GENELGESİ ( BİLDİRİSİ )

    Mustafa Kemal Amasya’da Türk halkı ile toplantılar yaptı. Bu toplantılar sonucunda

    Mustafa Kemal bir bildiri yayınladı.

    Bu bildiride Mustafa Kemal Türk halkına seslenerek, vatanın işgal edildiğini ve buna karşı

    gelinmesi gerektiğini açıkladı.

    Mustafa Kemal Amasya’dan sonra Erzurum ve Sivas’ta da toplantılar yapmaya karar verdi.

 

                                                         ERZURUM KONGRESİ

    Erzurum kongresinde kurtuluş için neler yapılması ve yapacakları için nelere ihtiyaç

    duyulduğu üzerinde konuşuldu.

 

                                                           SİVAS KONGRESİ

    Sivas Kongresinde, vatanı bu durumdan kurtarmanın tek çarenin savaş oldu kararlaştırıldı.

    Vatanımızı işgal eden ülkelerle savaşılacaktı.

    Sivas kongresinde ayrıca Milli Cemiyetler birleştirilerek düzenli bir ordu kurulmasına karar

    verildi.

 

                                           T.B.M.M’NİN AÇILMASI  ( 23 NİSAN 1920 )

     Sivas kongresinde vatanın düşman işgalinden kurtulması için savaş kararı çıkmıştı.

     Bu savaş Türk Milletinin kurtuluşu için yapılacaktı. Yapılacak bu savaşın iyi bir şekilde

     yönetilmesi, önemli ve doğru kararların alınması gerekiyordu. Bunun yapılabilmesi için bir

     meclisin kurulması gerekiyordu.

     Mustafa Kemal bunu yapabilmek için Ankara’da bir meclisin açılmasına karar verdi.

     23 NİSAN 1920’de Ankara’da T.B.M.M açıldı.

     T.B.M.M açılmasıyla yeni Türk Devletinin de temelleri atılmış oldu.

 

                                              KURTULUŞ SAVAŞINDAKİ CEPHELER

 

DOĞU CEPHESİ

       Doğu cephesindeki mücadele, yıllar boyunca Türklerle iç içe yaşamış Ermenilere karşı

       yapılmıştır.

      1.Dünya Savaşı’ndan sonra topraklarımızı tek tek paylaşan işgal devletleri Doğu Anadolu’yu

      Ermenilere vermeyi planlamıştı. Buna dayanarak Ermeniler saldırıya başladı. Kars ve çevresi

      Ermenilerin eline geçti.

      Doğu cephesi komutanlığına Kazım Karabekir atandı. Ermeni ordusu, Türk ordusu tarafından

      yenilgiye uğratıldı. Ermeniler barış yapmak zorunda kaldılar.

      Ermenilerle GÜMRÜ ANTLAŞMASI imzalandı. Bu antlaşmayla Ermeniler işgal ettikleri

      topraklarımızdan çekildiler. Böylece ülkemizin doğu bölgesi güvenlik altına alınmış ve Doğu

      Cephesi kapanmıştır.

 

GÜNEY CEPHESİ

 

    Güney cephesindeki mücadele Fransızlara karşı yapılmıştı. I.Dünya Savaşı’ndan sonra

    güneydeki illerimizden Adana, Antep, Malatya ve Urfa Fransızlar tarafından işgal edildi.

    İşgal altında olan Türk halkı kendi askeri birliklerini oluşturdu. Oluşturduğu bu birliklere

    KUVA-Yİ MİLLİYE (MİLLİ KUVVETLER) adı verildi. Vatanseverlik duygusu ile oluşturulan

    bu güçler kısa sürede Fransızları Türk topraklarından atmayı başardı.

    Fransızlar barış istemek zorunda kaldılar. Fransızlarla, ANKARA ANTLAŞMASI imzalandı.

    Bu antlaşma sonunda Fransızlar işgal ettikleri topraklarımızdan çekildiler.

    T.B.M.M, Fransızlara karşı üstün bir mücadele gösteren Antep iline “Gazi”( Gaziantep ),

    Urfa iline ”Şanlı” ( Şanlıurfa ), Maraş iline de “Kahraman” ( Kahramanmaraş ) unvanı verdi.

 

                                                      BATI CEPHESİ

 Batı cephesinde Anadolu’yu ele geçirmek isteyen Yunanlılarla savaşılmıştır.

         Batı cephesinde Yunanlılarla şu savaşlar yapılmıştır:

            1-)  I. İnönü Savaşı

            2-) II. İnönü Savaşı

            3-) Sakarya Savaşı

            4-) Başkumandanlık Meydan Savaşı

 

I.İNÖNÜ SAVAŞI  

      İzmir’i işgal eden Yunanlılar, Ankara’ya kadar olan Türk topraklarını ele geçirerek

      TBMM’ni dağıtmak istiyorlardı. I. İnönü Savaşı’nı İsmet İnönü komutasındaki Türk ordusu

      kazandı.

        I.İnönü Savaşının Önemi Şunlardır:

                 1-) Halkın TBMM’ye ve Türk ordusuna güveni arttı.

                 2-) Halkın Milli Mücadele’nin kazanılacağına olan inancı güçlendi.

 

 

 

                                                II. İNÖNÜ SAVAŞI  

  I.İnönü Savaşı’nda isteklerine ulaşamayan Yunanlılar yeni bir saldırıya geçtiler.

       II. İnönü Savaşı da İsmet İnönü komutasındaki Türk ordusunun başarısı ile sonuçlandı.

       Türk halkının Türk ordusuna desteği daha da arttı.

 

 

 

                                           SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ

      İnönü savaşlarında yenilen Yunanlılar, tüm güçleri ile saldırıya geçti. Afyon, Eskişehir,

      Kütahya’yı işgal ettiler. TBMM, Mustafa Kemal Paşa’yı başkomutanlığa getirdi.

      Mustafa Kemal Paşa “Vatanın her karış toprağı Türk kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.

      Kesin olarak gerekmedikçe küçük bir tepecik bile terk edilmeyecektir.” diyerek Türk tarafının

      savaş planını ortaya koydu. Türk subay ve askerleri vatanın her karış toprağını canları

      pahasına savundu. Mustafa Kemal’in üstün komutanlığı sayesinde savaş kazanıldı.

     Sakarya Meydan Muharebesi sonunda Mustafa Kemal Paşa’ya “Gazi” unvanı ve mareşallik

     rütbesi verildi.

 

 

 

             BÜYÜK TAARRUZ VE BAŞKUMANDAN MEYDAN MUHAREBESİ

      Türk ordusunun başarılarından sonra düşmanları yurttan atılacağına inancı iyice artmıştı.

      Ordunun eksiklerinin giderilmesinden sonra, 26 Ağustos 1922 günü Kocatepe’de top

      gürültüleriyle Türk ordusu saldırıya başladı. Yunan işgali altında olan yerler birer birer geri

      alındı.

     Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ordulara “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emrini

     verdi. Başkumandan Meydan Muharebesinden sonra Batı Anadolu’nun tamamı Yunan

     işgalinden kurtarıldı.

 

MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI (11 EKİM 1922)

      İzmir’in düşman işgalinde kurtarılmasından sonra Türk ordusu Boğazlar, İstanbul ve

      Trakya’nın geri alınması için yürüyüşe geçti. Bunun üzerine İşgalci Devletler ateşkes

      görüşmelerine başlamak istediklerini TBMM’ye bildirdiler. Mudanya’da başlayan ateşkes

      görüşmelerine Türk temsilcisi olarak İsmet Paşa gönderildi. Bu görüşmeler sonradan

      Mudanya Ateşkes Antlaşması’nı imzaladı.

      Mudanya Ateşkes Antlaşması ile TBMM siyasi olarak büyük zafer kazandı. İstanbul,

      Boğazlar ve Doğu Trakya savaş yapılmadan geri alındı.

 

                        LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI  (24 TEMMUZ 1923)

      Mudanya Ateşkes Antlaşması’ndan sonra, kesin barış görüşmeleri için savaşa katılmamış

      bir ülkenin şehri olan Lozan şehri(İsviçre),görüşmelerin yapılacağı yer olarak seçildi.

     Lozan barış Konferansı’na Türk devletini İsmet Paşa’nın başkanlığında bir heyet temsil etti.

     Çok zorlu ve uzun görüşmelerden sonra 24 Temmuz 1923 tarihinde LozanBarış Antlaşması

     imzalandı.Bu anlaşmayla Türk Devleti’nin varlığı tüm dünyaya kabul ettirilmiş oldu.

     Türk Devleti uluslar arası alanda eşit haklara sahip, tam bağımsız ve özgür bir devlet

     olduğunu göstermiştir.

 

 

CUMHURİYETİN İLANI

        Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra sıra artık yeni devletin başkentini ve yönetim biçimini

       belirlemeye gelmişti. Mustafa Kemal’e göre yeni Türk devletinin başkenti Ankara olmalıydı.

       Çünkü Ankara, Kurtuluş Savaşının yönetildiği ve güvenli bir yerdeydi. Ayrıca T.B.M.M

       burada kurulmuştu. İşte bu özelliklerinden dolayı Ankara 13 Ekim 1923’te T.B.M.M

      çıkarılan bir yasa ile başkent olarak kabul edildi.

      Mustafa Kemal yeni kurulan devletin yönetim biçimi konusundaki kararını da vermişti.

      Ona göre en güzel yönetim biçimi Cumhuriyet idi.

      T.B.M.M yeni Türk devletinin yönetim şeklini Cumhuriyet olarak kabul etti.

      Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyetinin ilk cumhurbaşkanlığına seçildi.

 

 

ŞERİFE BACI

       1921–1922 kışı çok çetin geçiyordu. Aralık ayında İnebolu’dan Ankara’ya kağnıyla

      cephane taşıyan kadınlar, o gecenin yoğun kar, tipi ve dondurucu havasında yakın köylere

      sığınmışlardı. Fakat Şerife Bacı, vatan aşkıyla yoluna devam etti. Cephane yüklü kağnısıyla

      yorgun ve bitkin bir durumda, ancak Kastamonu kışlasının önüne kadar gelebildi; taşıdığı

      değerli cephaneyi canı pahasına yerine ulaştırdı. Cephaneyi almak üzere gelenler, yorgana

      ve otlara sarılmış cephanelerin arasında ağlayan bir kız çocuğu olduğunu gördüler.

      Şerife Bacı, cephaneleri ve kızını korumak için canı pahasına cephane taşıyan kağnıya

      kapanmış; şehit düşmüştü.

Yorum yapabilir , ya da geri bildirim yapabilirsiniz.

Yorum Yapmak İster Misiniz?