4. Sınıf Türkçe Söz Sanatları Konu Anlatımı ve Ders Notu

SÖZ SANATLARI (EDEBİ SANATLAR)

1.)TEŞBİH(BENZETME)
Sözü daha etkili duruma getirmek için aralarında ilgi bulunan iki unsurdan güçsüzü olanı güçlü olana benzetmektir.
Benzetmede dört unsur bulunur:
a)Benzeyen     b)Benzetilen               c)Benzetme Yönü      d)Benzetme Edatı
— Çocuk tilki gibi kurnaz biriydi.
—Minik yavrucak elma gibi kıpkırmızı yanaklarıyla gülücükler saçıyordu.
—Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden
    Toprağa diz vuruşu dağ gibi zeybeğin
—Binalar kale gibi olduğundan içeri girilemiyordu.
—Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
—Karısına yıllarca cehennem hayatı yaşattı.
—Muavin, yolculara: Pamuk eller cebe! Diye bağırıyordu.

2.İSTİARE(EĞRETİLEME)
Benzetmenin asıl unsuru olan benzeyen ve benzetilenden yalnızca biri kullanılarak yapılır.
a.)Açık İstiare: Benzeyenin bulunmayıp yalnızca benzetilenle yapılan istiaredir.
b.)Kapalı İstiare: Benzetilenin bulunmayıp yalnızca benzeyenle yapılan istiaredir.

—Bir hilal uğruna ya rab ne güneşler batıyor. (A.İ)
—Ay, altın ağaçlardan yere damlıyordu.(K.İ)
    Açtım avucumu altına tuttum.
—Ülkemizde üniversiteden mezun olmuş pek çok fidan artık iş de bulamıyor.(A.İ)
—Bahar gelince bir ağızdan şarkılar söyler kuşlar.(K.İ)
—Bugün gökten inciler yağıyordu.(A.İ)
—Galatasaray, Fenerbahçe kalesine gol yağdırdı.(K.İ)
—Genç adamın sözleri, kızın yüreğini yakıyordu.(K.İ)
—Sanat, hür bir ortamda boy atar.(K.İ)
—Kurban olam, kurban olam,
    Beşikte yatan kuzuya.(A.İ)

3.)KİNAYE
Bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanmaktır.
Uyarı: Kinayede daha çok mecaz anlam kastedilir.

—Mum dibine ışık vermez.
—Hamama giren terler.
—Taşıma su ile değirmen dönmez.
—Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
—Ateş düştüğü yeri yakar.
—Yaptığı hatayı anlayınca yüzü kızardı.

4.)MECAZ-I MÜRSEL(AD AKTARMASI)
Benzetme amaç güdülmeden bir sözün ilgili olduğu başka bir söz yerine kullanılmasıdır.
—İşe alınman için dün şirketle görüştüm.(İnsan)

—Yarın sınıfı 9/H sınıfı yapacak.(Öğrenci)
—Toplantıya Milliyet gazetesinin güçlü kalemleri de geldi.(Yazar)
—Nihat’ın golüyle tüm stat ayağa kalktı.(Seyirci)
—O evine çok bağlı bir insandır.(Ailesi)
—Bu olay üzerine bütün köy ayaklandı.(Halk)
—İstanbul’dan kalkan uçak az önce Adana’ya indi.(Havaalanı)

5.)TEŞHİS(KİŞİLEŞTİRME)
İnsan dışındaki canlı cansız varlıklara insan özelliği kazandırmaktır.
Her teşhiste aynı zamanda kapalı istiare vardır.

—Güzel gitti diye pınar ağladı.
—Menekşeler külahını kaldırır.
—Bir sarmaşık uyanıyordu uykusunda
    Geriniyordu bir eski duvarın sıvasında.
—Toros dağlarının üstüne,
    Ay un eledi bütün gece.
—O çay ağır akar, yorgun mu bilmem,
    Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem.
—Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın,
    Eskici dükkânında asma saat,
    Çelik bir şal atmış omuzlarına.
—Yalnızlığın okşadığı kalbime, yağmurlar küskün,
En güzel türküyü bir kurşun söyler.
—Bu akşam sonbahar ne kadar serin,
Geceyi hasretle zaman.

6.)TECAHÜL-İ ARİF
Anlam inceliği oluşturmak için herkesçe bilinen bir gerçeği bilmiyormuş gibi aktarmalıdır.
—Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?

Benim mi Allahım bu çizgili yüz.
—Sular mı yandı, neden tunca benziyor mermer?
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
—Gökyüzünün başka rengi de varmış,
Su insanı boğar,ateş yakarmış.
—Şu karşıma göğüs geren,
Taş bağırlı dağlar mısın?
—Saçların dalgalı, boya mı sürdün?
Gelmiyorsun artık, bana mı küstün?
—İçimde kar donar, buzlar tutuşur,
Yağan ateş midir, kar mıdır bilmem.

7.)HÜSN-İ TA’LİL
Sebebi bilinen bir olayın meydana gelişini, gerçek sebebinin dışında başka, güzel bir nedene bağlamadır.
Gül bahçesi sevgiliden haber geldiği için

Süslendi ve güzel kokular süründü.
—Yoksun diye bahçemde çiçekler açmıyor bak.
—Senin o gül yüzünü görmek için
Sana güneş bakmak için doğuyor.
—Benim kaderime ve yalnızlığıma
Irmaklar bile ağladı.
—Rüzgar gökte bir gezinti,
Üşürüz her akşam vakti,
Ne sıcak vücutlar gitti,
Toprağı ısıtmak için.
—Güller kızarır utancından o gonca gül gülünce
Sümbül bükülür kıskancından kakül bükülünce.
—Bir an önce görülsün diye Akdeniz,
Toroslarda ağaçlar hep çocuk kalır.
—Toros dağlarının üstüne
Ay, un eledi bütün gece.

8.) MÜBALAĞA (ABARTMA):
Sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi olduğundan daha çok ya da olduğundan daha az göstermektir.
—Manda yuva yapmış söğüt dalına,
     Yavrusunu sinek kapmış.
—Alem sele gitti gözüm yaşından.
—Bir ah çeksem dağı taşı eritir,
   Gözüm yaşı değirmeni yürütür.
—Bir gün gökyüzüne otursam,
    Evlerin tavanlarını birer birer açsam.
—Sıladan ayrıyım,gözümde yaşlar,
     Sel olup taşacak bir gün derinden.
—Sana olan aşkım dağı taşı eritir,
    Gözümdeki yaşlardan bir deniz olur.
—Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim,
Minicik gövdeme yüklü Kaf dağı.
—Sekizimiz odun çeker,
    Dokuzumuz ateş yakar
    Kaz kaldırmış başın bakar
    Kırk gün oldu ,kaynatırım kaynamaz.
—Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    Gömelim gel seni tarihe desem,sığmazsın.
—Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır.

9.)TEZAT (KARŞITLIK)
Aralarında ilgiden dolayı, birbirine zıt kavramları bir arada kullanmaktır.
—Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz.
—Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
—İçimde kar donar,buzlar tutuşur,
Yağan ateş midir,kar mıdır bilmem.
—Sana çirkin dediler,düşmanı oldum güzelin.
—Yükseğinde büyük namlı karın var,
Alçağında mor sümbüllü bağın var.
Gülmek ol,goncaya münasiptir,
Ağlamak bu,dil-i hazine gerek.
—Karlar etrafı bembeyaz bir karanlığa gömdü.

10.)TARİZ (TAŞ ATMA)
Bir kişiyi iğneleme, bir konuyla alay etme veya sözün tam tersini kastetmedir.
—O kadar zeki ki bütün sınıfları çift dikiş gidiyor.

11.)İSTİFHAM(SORU SORMA)
Anlatımı daha etkili hale getirmek için cevap alma amacı gütmeden soru sormaktır.
—Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? (Mehmet Akif Ersoy)

—Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
    Benim mi Allahım bu çizgili yüz? (Cahit Sıtkı Tarancı)
—Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
—Şu karşıma göğüs geren
    Taş bağırlı dağlar mısın?
—Hangi çılgın bana zincir vuracakmış?Şaşarım!
—Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
    Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?

12.)CİNAS
Yazılışları aynı, anlamları farklı sözcüklerin bir arada kullanılmasıdır.
—Niçin kondun a bülbül kapımdaki asmaya

    Ben yarimden ayrılmam götürseler asmaya.
—Göl kıyısındaki sazların arasında bir saz sesi geliyordu.
— Kara gözler,
Sürmeli kara gözler,
Gemim deryada kaldı,
Gözlerim kara gözler.
—Kalem böyle çalınmıştır yazıma,
Yazım kışıma uymaz,kışım yazıma.
—Böyle bağlar,
Yar başın böyle bağlar,
Gül açmaz,bülbül ötmez,
Yıkılsın böyle bağlar.

Yorum yapabilir , ya da geri bildirim yapabilirsiniz.

Yorum Yapmak İster Misiniz?