mydesign haber temalari

DİĞER İÇERİKLER

4. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Konu Anlatımı ve Ders Notu

Ana Sayfa » 4. SINIF » 4. Sınıf Türkçe » 4. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Konu Anlatımı ve Ders Notu
Ekleyen
: kademeliegitim.com
Ekleme Tarihi
: 28 Ocak 2013
Indirilme Sayisi
: 3.714
Benzer Icerikler

SÖZCÜK (KELİME)
Cümlenin anlamlı en küçük birimlerine ya da tek başına anlamı olmadığı hâlde cümle içinde anlam kazanan anlatım birimlerine kelime denir. Kelime, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan dilin anlamlı en küçük parçasıdır. Kelimelerin belirli bir düzen içerisinde bir araya getirilmesiyle anlaşma sağlanır.
SÖZCÜKTE ANLAM
Kelimeler de dil gibi canlı varlıklardır. Sahip oldukları anlamların dışında zamanla yeni anlamlar kazanabildikleri gibi bir anlamda birkaç kelime de kullanılabilir. Bu özellikler hem kelimenin kendisine ait olabilir, hem de diğer kelimelerle olan anlam ilişkisini gösterebilir. Burada kelimelerin anlam özelliklerinin yanı sıra kelimeler arasındaki anlam ilişkileri de karşımıza çıkmaktadır. Kelimeler tek başlarına anlamlı olabildikleri gibi cümlede veya söz içinde kullanılışlarına göre yeni anlamlar da kazanabilirler, aralarında anlamdaşlık sesteşlik gibi ilişkiler de barındırabilirler.

 

Gerçek (Temel) Anlam
Kelimelerin taşıdıkları ilk ve genel anlama gerçek anlam denir. Kelimelerin sözlükteki ilk anlamıdır. Kelimenin gerçek anlamı, herkesçe bilinen yaygın anlamıdır.
Örnek:
Çocuk ağzını bir peçeteyle sildi.
Kuru yapraklar teker teker dökülüyordu.
Bütün gücüyle sırtına vurdu.
Ayağında eski bir spor ayakkabı var.
Biraz sonra toprak bir yola girdik.
Kanadı kırık bir martı gördüm.
Soğuk sudan boğazı şişmişti.

 

Yan Anlam
Bir sözcüğün temel anlama bağlı olarak kazandığı yeni anlamlara Yan Anlam adı verilir.
Örnek:
Mağaranın ağzını kayalarla kapattı.
Üç çocuklu bir aileye bakıyordu.
Dağın sırtına doğru çıktık.
Not: Bir sözcüğün temel ve yan anlamları o sözcüğün Gerçek Anlamını verir.
Not: Bir sözcüğün temel anlamlarıyla yan anlamları arasında bir anlam bağı bulunmalıdır.

 

Mecaz Anlam
Bir sözcüğün zamanla gerçek anlamından uzaklaşarak kazandığı yeni anlamlara “Mecaz Anlam” denir.
Mecaz anlamda kullanılan sözcükler genellikle “Soyut” anlam kazanır.
Örnek:
Evine bağlı bir adamdı. (Ev: Aile)
Dünya yeni bir ekonomik bunalımın eşiğindeydi. (Eşik: Başlangıç Noktası)
Güzel hayatımız bir göz açıp kapayışta eridi. (Erimek: Yok olmak, bitmek)
Alıştırma:
Yüzmek sözcüğünü temel, yan ve mecaz anlamında kullanınız.
Ayak sözcüğünü temel, yan ve mecaz anlamında kullanınız.

Alıştırma yanıtı:
Buradaki küçük gölde çocuklar her sabah yüzerdi. (Temel anlam)
Toz içinde yüzen kitaplara yazık oluyordu. (Yan anlam)
Uzun zamandan beri borç içinde yüzüyordu. (Mecaz anlam)
Ayağım ağrıyor. (Temel anlam)
Masanın ayağı kırılmış. (Yan anlam)
Bırak bu ayakları. (Mecaz anlam)

 

Terim Anlam
Bir sözcüğün bilim, sanat, spor ya da meslek alanına özgü kavramları karşılığında kazandığı anlama “Terim Anlam” adı verilir.
Örnek:
Doğru haber veren gazeteler de var. (Gerçek anlam)
İki noktadan tek doğru geçer. (Terim anlam)
Olaya bir de şu açıdan bakalım. (Mecaz anlam)
İkizkenar üçgenin taban açıları eşittir. (Terim anlam)

 

Deyim Anlam
Deyim, en az iki kelimenin kalıplaşarak yeni bir anlam kazanmasıyla oluşan mecazlı sözlerdir. Kelimelerden biri veya her ikisi anlam kaybına uğrar.
Örnek:
Bu sözlerle gönlümü almış mı oldun?
Kendi düşüncelerinde ayak diriyordu.
Korktuğu başına gelmiş, arabası bozulmuştu.
Her gördüğüne dudak büküyordu.
Senin yaptığın pire için yorgan yakmak.
İki genç adam boğaz boğaza geldi.

Deyimlerin özellikleri:
a) Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. Sözcüklerin yerleri değiştirilemez, herhangi biri atılamaz, yerlerine başka kelimeler konulamaz.
Örnek:
Meselâ “yüzün ak olsun” yerine “yüzün beyaz olsun” denilemez,
“ocağına incir ağacı dikmek” yerine “ocağına çam ağacı dikmek” denilemez,
“ayıkla pirincin taşını” yerine “ayıkla bulgurun taşını” denilemez,
“dilinin altındaki baklayı çıkar” yerine “dilinin altındaki şekeri çıkar” denilemez,
b) Deyimler en az iki sözcükten oluşur. Genelde söz öbeği şeklindedir.
Örnek:
İpe un sermek , Gözlerine inanmamak , Kulak asmamak.
c) Deyimlerin çoğunda kelimeler gerçek anlamından çıkarak mecaz anlam kazanmışlardır.
Örnek:
Çantada keklik, ağzı açık, kulağı delik, abayı yakmak, devede kulak, hapı yutmak, fol yok yumurta yok, hem nalına hem mıhına.
d) Deyimler öğüt vermez, var olan durumu belirtir.

 

SOYUT ANLAM
Beş duyu organından biriyle algılanamayan, maddesi olmayan, varlıkları inançla ve his ile bilinen kavram ve varlıkları karşılayan kelimelere soyut kelimeler denir; bu kelimelerin gösterdiği anlam özelliklerine de soyut anlam denir.
Hayal, rüya, düşünce, menfaat, sevgi, korku, güzellik…
SOMUT ANLAM
Beş duyu organında biriyle algılanabilen, maddesi olan kavram ve varlıkları karşılayan kelimelere somut kelimeler denir; bu kelimelerin gösterdiği anlam özelliklerine de somut anlam denir.
Ağaç, taş, ev, mavi, soğuk, su, masa, yol, yürümek, koşmak… 
Soyut anlamlı kelimeler mecazlı kullanılarak somuta aktarılabilir.
“Yazınızda kuru bir anlatım görüyorum.”
“Adam yıldızlara basa basa yürüyordu.”

 

Eş Anlam
Yazılışları ve söylenişleri farklı olduğu halde anlamları aynı olan sözcüklerdir. Eş anlamlılık çoğunlukla Türkçe sözcüklerle dilimize yabancı dillerden girmiş  sözcükler arasında görülen ilişkidir.
Örnek:
Pay – Hisse                Yabancı – El           Uyum – Ahenk
Yanıt – Cevap             Çağrı – Davet         Kavram – Mefhum
Zıt Anlam
Anlamları birbirinin karşıtı olan sözcüklerdir.Her sözcüğün karşıtı olmayabilir.
Örnek:     az – çok       ağlamak – gülmek     uzak – yakın
Not: Sözcüklerin karşıt anlamı kullanıldığı cümleye göre değişebilir.
Örnek:
Sakin bir kent- Kalabalık bir kent
Sakin bir çocuk – Yaramaz bir çocuk

 

Eş Sesli ( Sesteş )
Yazılış ve söylenişleri aynı fakat aralarında anlam ilişkisi olmayan sözcüklere “Eş Sesli Sözcükler” adı verilir.
Örnek:
Ak koyunun kara kuzusu da olur.
Kara görününce tayfalar sevindi.
Kırılan dal suya daldı.

 

YANSIMA
Doğada duyulan seslerin taklit edilmesi yoluyla oluşan seslerdir.
Örnek:
Dere şırıl şırıl akıyor.
Sular dar bir geçitten aşağıya gürül gürül akıyor.
İKİLEMELER
Anlamı güçlendirmek, pekiştirmek amacıyla aynı sözcüğün tekrarlanması, yakın veya uzak anlamlı sözcüklerin yan yana kullanılmasıyla oluşan söz öbeklerine “ikilemeler” denir.

1. Aynı sözcüğün tekrarıyla yapılan ikilemeler:
Örnek:
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.
Kapı kapı dolaştık.
2. Eş Anlamlı sözcüklerin tekrarıyla yapılan ikilemeler:
Örnek:
Ortalıkta ses seda yoktu.
3. Yakın anlamlı sözcüklerle kurulan ikilemeler:
Örnek:
Eş dost yardımına koşmuştu.
Gazeteler yalan yanlış bilgilerle doluydu.
4. Karşıt anlamlı sözcüklerle kurulan ikilemeler:
Örnek:
Ne demek istediğimizi er geç anlayacak.
İrili ufaklı taşları eline alıp fırlattı.
5. Bir anlamlı diğer anlamsız sözlerle kurulan ikilemeler:
Örnek:
Kağıda eğri büğrü bir çizgi çizdi.
Sandıktan eski püskü bir elbise çıkardı.
6. İkisi de anlamsız sözlerle kurulan ikilemeler:
Örnek:
Adam abuk sabuk konuşuyordu.
Eciş bücüş bir yazı ile mektup yazmıştı.
7. Yansıma sözlerin tekrarlanmasıyla kurulan ikilemeler:
Örnek:
Sular şırıl şırıl akıyordu.
Arılar vızır vızır dolaşıyordu.
8. “m” sesinin sözün başına getirilmesiyle yapılan ikilemeler:
Örnek:
Onca harcamadan sonra elimizde para mara kalmadı.
Uyarı: İkilemeler ayrı yazılı ve aralarına noktalama işareti konulmaz.

 

Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

İlgili Terimler :